70’ler ve çiçek çocuklar, ne güzel zamanlar.. Ama bir dakka! ”Cinsel devrim”in gercekleştiği bu yıllar sakın erkeklerin “bedel ödemeden cinsellik” devrimine hizmet etmiş olmasın?
Bağlanmadan-bağ kurmadan hatta rastgele cinsellik yaşamak. Böyle bir cinsellik deneyimini istemeyen kadınların ezik sayılması.. Rıza yaratmak kavramının belki de en popüler olduğu zamanlar..
Çiçek çocukluk, sonsuz ergenlik rüyası miydi?
Cinsel devrim sayesinde erkeklerin cinselliği “kazanmak” için çabalamaları hatta toplumsal sorumluluklarını bile yerine getirmeleri gerekmedi..
Sonsuza kadar oğlan çocuğu kalıp dünyanın tüm nimetlerinden faydalanmak mümkün!
Ne büyük icat! Eskinin kralları bile bir bedel ödemek zorundaydı — en azından bazı kararlar almak, yetişkin rolünü oynamak zorundaydılar ‘nimetlere’ ulaşmak için.
Bizimkilerden ise kimse yetişkinlik beklememeliydi.
Kimse onlara otorite kurmamalıydı.
Hippie oğlanların isyan ettiği babalarının “babalık rolü” oldu: Kimse onlara babalık yapmamalıydı.
Onların da kimseye babalık yapası yoktu zaten. Aile kurmak ancak ezik kadınların isteyeceği bir şeydi, özgür kadın ise onlarla, onlar her talep ettiğinde sevişmeliydi..
