İş artık akıl sağlığımızı korumaya çalışmaya kadar vardı. Yanlışın o kadar çok versiyonu var ki, doğru neydi, unutuyor gibi oluyor insan. Bu kadar gürültünün arasında kendi iç sesini duyamaz oluyorsun. Hepimizi delirttiler. Ortalık incelden, kadın düşmanından geçilmiyor. Ülke kadın mezarlığına dönüşmüş durumda ama toplumun büyük kesiminin derdi “feministler”, “hipergami”, “yanlış seçimler yapan kadınlar”, “tahrik edici giyinen kadınlar”… Dertleri o kadar çok ve o kadar sık kadınlar ki… Bu nasıl bir kindir insanın aklı almıyor. Yoksullaştıkça yoksullaşmasını dert etmeyi bırakıyor, yoksullara “vermeyen” kadınlardan çıkarıyor hıncını. Kendisi kolay yoldan parayı vurmak için çete kurmaya özenirken OnlyFans açan kadınları taşlayarak öldürmenin fantezisini kuruyor.
Kadın erkek eşitliğini içselleştirmek bir tarafa, kadını tamamen nesneleştiriyor ve erkeklerin kullanım aracına dönüştürüyor. “Patlak” diye bir tabir türettiler mesela. Bakire olmayan kadınlara yönelik bu saldırı dalgasıyla, fikirsel hegemonya yaratarak kadınları bakire kalmaya zorlamayı umuyorlar. Öteki türlü tercih edilmezsin. “Ben bir erkek olarak sana yatırım yapacağım, düğün masrafı yapacağım, karşılığında alacağım mal daha önceden kullanılmış olacak.” Z kuşağı erkeklerin bir kısmı bu aşağılık ifadeleri kullanmaktan çekinmiyor. Rap müzikle vb yeni bir erkek egemen dalga yarattılar, bu dalganın üstüne binip sörf yapmaya çalışıyorlar şimdi.
Kadınlar, kendilerini cinsel meta olarak sunan aşağılık yaratıklar; tacize uğramazlar, o şeyi yaşatan fakir ve/veya çirkinse bunu taciz olarak nitelerler; zengin/yakışıklı erkekler etrafında kümelenirler; yeterince gezip tozup seviştikten sonra da kendilerini garibanın birine kakalarlar. Tam olarak böyle ifadeler kullanıyorlar. Babalarının da değil, dedelerinin ayrıcalıklarına öykünüyorlar. Onlara hizmet edecek, bol bol çocuk doğuracak, evi çekip çevirecek, onları besleyecek, ne zaman isterse kocalarıyla sevişecek, erkenden evlenecek, evlenene kadar erkeklerle flört dahil hiçbir temas kurmayacak bu kadınlar aynı zamanda paragöz de olmayacaklar çünkü bu arkadaşlarımız hem kel hem fakir.
Peki bu kadın bütün bunları yapacaksa çalışmamalı da, ki öyle de bir propaganda var şimdi: “Evde kocana hizmete kölelik diyenler dışarıda patrona kölelikten gocunmuyorlar.” Erkeğin sözü iken, aynı dalgaya kadınlardan doğru destek yaratmak için şöyle bir söylem ürettiler: “Kızlar biz kendi ayaklarımızın üstünde duracağız diyerek enayilik etmişiz”
Peki en ideali çalışmayan kadın olan bu eşler, bu ekonomik koşullarda nasıl yaşayacak? Tamahkâr olmayarak. Birkaç aydır bir video dönüp duruyor ortamlarda: “Ben sana sormadan kendime yüz kremi aldım ama, vallahi çok ucuzdu. Ama yine de istersen geri vereyim hemen.” Aynı kadın diğer videoda da yemek sırasında duygulanmasının nedenini soran eşine: “Geçen sen eve ekmek alamamıştın hatırlıyor musun, unutmuştun hani. Şimdi sofradaki şu ekmeğe şükrediyorum o yüzden duygulandım” demekte. Kendine böyle bir kadın dileyenler dolduruyor altındaki yorumları.
Kadınları ellerinden gelse bir kaşık suda boğacaklar demiyorum, kadınları bir kaşık suda boğuyorlar. Buna rağmen feminist bu genç kuşak kadınlar… Helal olsun be size diyorum: SLAY GIRL!
