Çatışma sadece fikir ayrılığı değildir; zamanlama, ton, bağlam gibi detaylarda gizlidir. Bu nedenle iletişim bir aktarım değil, güç ilişkisidir. Bir taraf tutkuyla konuşurken diğerinin susması, bir yöntem farklılığı veya bir reddediş olabilir.
Susmak kimi zaman edilgenlik değil, bir sınır çizme biçimidir. Tartışmaya girmemek, bazen en net cevaptır. “Feministler çok kızıyor ama…” gibi başlayan cümleler, çoğu zaman iyi niyetlidir ama bu iyi niyet, anlatma yükünü yine aynı kişiye yükler. Oysa her anlatım, sadece bilgi vermek değil, bir kimliğin bedelini tekrar tekrar ifşa etmektir. Kimi zaman fazla yorgunum, susma hakkımı kullanıyorum..
